11 Ekim 2012 Perşembe

film izle

yeni çıkan filmleri hd kalitesinde izlemek için en doğru yer filmhdx.com,Aksiyon filmleri filmhdx de film izlemek artık çok daha kolay

3 Nisan 2012 Salı

Ender Saraç göbek eriten diyet

Doktor Ender Saraç pek çok kadının ortak derdi olan göbek yağlarını eritmek için özel bir diyet programı öneriyor.

Ender Saraç diyor ki: "Eğer göbeğiniz, basenleriniz gibi belli bir bölgenizi zayıflatmak istiyorsanız, fakat bu konuda başarılı olamıyorsanız sakın umutsuzluğa kapılmayın.

Belirli bölgelerden zayıflamayı ancak özel diyetler uygulayarak gerçekleştirmeniz mümkün.

Ben size 3 haftada, özellikle göbek ve bel bölgenizden incelmenizi de sağlayacak özel bir program açıklıyorum."

Ender Saraç uyarıyor.

Ancak öncelikle şu noktayı belirtelim ki; yalnız diyet yaparak bölgesel zayıflamayı tam anlamıyla gerçekleştiremezsiniz.

Diyetle birlikte özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekmektedir.

Bu programı üç hafta uyguladığınızda 21'inci günün sonunda vücudunuzdaki müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.


Mekik hareketi

Dizleriniz bitişik ve ayaklarınız birbirine paralel olacak biçimde tabanlarınız yeri gösterirken iki elinizi ensenize koyarak hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketler ile karnınız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer defa bu hareketi yapın.

Bu hareket özellikle karın bölgenizdeki kasları güçendirir, yağ dokusunu harekete geçirerek yağların yanmasına yardım eder.

Sopalı hareket

Sopalı harekette de bir sopayı ense kökünüze alarak iki elinizi geçirin. Ayaklarınızı yere sağlam basarak süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek bir kaç dakikada bu hareketleri yapın. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlamaktadır.

Bel kasları için mekik

Bir taraftaki kolunuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizinize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketler ile yakınlaştırmaya çalışın. Bu hareketi de birk aç dakika dayanabildiğiniz kadar yapmaya gayret edin. Daha sonra diğer taraftaki ayağınızı ve kolunuzu değiştirin. Bu hareket karnınızın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlı olacaktır.

Haftanın tek günlerinde bunları yiyin (diğer günler serbest !)

Kalkar kalkmaz: Bir su bardağı ılık ballı-limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon koyun).

Sabah sporu: 35 - 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından yukarda anlatıldığı gibi 15-20 dakika spor.

Duş: Ham ipek kese ya da kabak lifiyle 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.

Kahvaltı: bir adet kabuklu yeşil elma, bir adet sert şeftali

Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.

Öğle: bir porsiyon derisiz ızgara tavuk, bol rokalı ve taze soğanlı yeşil salata.

Ara (saat 15.00): 3-4 adet yulaflı bisküvi.

Ara (saat 17.30): bir adet yeşil elma.

Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), bir dilim tam buğday ekmeği, mevsim salatası.

Gece: Bir su bardağı şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.

Yasaklar
- Kolalı, şekerli içecekler
- Kızartma
- Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt)
- Alkol (özellikle bira)
- Beyaz un
- Beyaz şeker
- Doğum kontrol hapları
- Aşırı gündüz uykusu
- Çikolata
- Yağlı çerezler
- Cips


Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin

Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak.

Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam yemeği mümkün olduğunca erken yenilecek.

Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.
Nar ve narın faydaları


Nar taneleri ve suyu pek çok derdin devasıdır.
Yaz mevsiminde serin meyve suyu veya ferahlatıcı bir kokteyl olarak tüketilen nar, sağlık bakımından da özellikle kış mevsiminde bol bol tüketilmesi gereken bir meyvedir.
Narın insan sağlığına olan faydalarını saymakla bitirmek mümkün değil. Adeta bir ´ilaç´, hatta antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek pek çok hastalıktan koruyor. İçerdiği bazı maddelerle kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar, kalp sağlığını koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini engelliyor.´

Latince adı ´Punica Granatum´ olan nar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini güçlendiriyor.
10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan
Yapılan araştırmalarda nar suyunun cilt kanserine ve erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu etkisinin görülmüştür.

Kış mevsiminde portakal, mandalina ve limonun yanı sıra narı da taze şekilde veya suyunu sıkarak tüketmek son derece önemli.
Narın en önemli özelliklerinden biri de genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruması.

Damar tıkanıklıklarını geriletme özelliği bulunan nar, ´ACE´ denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü bir etki de yapıyor. Nar birçok özellikleriyle bazı meyveleri de geride bırakıyor. Örneğin narda 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde bulunuyor.

Tüm bu özellikleriyle adeta bir ´ilaç´ ve doğal antibiyotik görünümünde olan nar, sofralardan kesinlikle eksik edilmemesi gereken meyveler arasında yer alıyor. Nar suyu ayrıca damar sertliğine karşı güçlü etkisi bulunan bir içecek olarak karşımıza çıkıyor.
Nar suyunun sadece tanelerinden değil, tüm meyveden üretilmesi, bu içeceğin antioksidan etkisinin daha da artmasına neden oluyor. Zira bu önemli meyvenin kabuğu alkaloit, tanen ve glikozitler içeriyor.

Bu nedenle ishal kesici ve kurt düşürücü özelliğe sahip bulunuyor. Nar kabuğunun ekstresi ise güçlü bir virüs ve mikrop öldürücü özelliği sahip.

Ayrıca, cilt üzerinde enfeksiyon ve yara iyileştirici etki de gösteriyor. Bunların yanı sıra, meyve kabuğu ve tanelerin antioksidan ve anti-tümör etkileri de biliniyor´.

Beslenmede yer almalı

Beslenmede mutlaka yer alması gereken nar, aynı zamanda güçlü bir antioksidan özelliği taşıyor.

Yapılan araştırmalara göre narda, serbest radikallere karşı güçlü etkisi olan çeşitli vitamin, mineral, enzim ve antioksidanlar bulunuyor.

Serbest radikallerle en iyi mücadele yolu bu antioksidanları tanımak ve dışarıdan doğru besinleri seçerek bunların etkinliğini en üst düzeyde tutmaktır.

Bugün için bilinen en güçlü antioksidanlar; C ve E vitaminleri, glutatyon, lutein, N-Acetylcystein, keratonoidler, flavonoidler, koenzim Q-10, alfa lipoik asit ve selenyumdur. Nar suyu da doğal antioksidanlardan biridir.

Narın faydaları:

Nar suyu dişeti iltihaplarını giderir.
Yüksek tansiyonu düşürür.
Kalbimizi korur düzenli çalışmasına destek olur
Enfeksiyona karşı vücut direncini korur ve artırır
Enerji verir, yorgunluğu giderir
İdrar söktürücü etkisiyle toksin atımını sağlar
Bağışıklık sistemini güçlendirir hastalıklara karşı korur
Kolesterol ve kan şekerimizi regüle eder artmasını engeller
Bağırsak parazitlerinin düşmanıdır, iyi bakterilerin artmasını sağlar
İshali (diare) önler tedavide destek sağlar
Ciltte olumlu katkısı vardır, pürüzsüz görünüm sağlar
Cilt enfeksiyonlarında olumlu katkısı vardır.
Böbrek iltihaplarının giderilmesinde etkilidir.

önemli not : Nar suyu tansiyon düşürdüğü için düşük tansiyonlu kişilerin tüketmesi sakıncalıdır.

Çörek otunun faydaları

Vücudumuz doğası gereği, doymamış yağ asitlerini üretemediğinden bu yağ asitlerini dışarıdan karşılamak zorundadır.

Bir gram çörekotu yağı da bu açıdan bir günlük ihtiyacımızı karşılamak için yeterlidir.


Çörek otunun diğer etkileri

• Çörek otunda bulunan nigellon ve alfa-pinen gibi eterli yağlar, solunum borusunun genişleyip krampların giderilmesini sağlar.

Ayrıca öksürüğü hafifletir. İltihap giderici, ağrı dindirici ve idrar söktürücü etkileri de mevcuttur. Düzenli kullanımda kan şekerini düşürücü etkisi vardır.

• İçeriğinde bulunan B1, B2 ve B6 vitaminleri, pek çok enzimin üretiminde önemli rol oynar. Çünkü bunlar, savunma ablukalarını yok edip boyun altı bezini ve dolayısıyla da savunma sistemini güçlendirir. Folasidi vitamini ise, kalp ve tansiyon problemlerinin oluşma riskini en aza indirger. Bununla birlikte hücre yenilenmesinde de gereklidir.

• Beta karotin, A, E ve C vitamini, selen gibi antioksitler vücudun savunma sistemini destekler. ayrıca içeriğinde bulunan selen, zehirli maddelerin vücuttan atmasında destek olur.

Çörek otunun faydaları:

Bu kadar mükemmel olarak yaratılan çörek otu, bütün bu özellikleri ile:

• Mikrop, virüs ve mantarlara karşı etkili bir savunma aracıdır.

• İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.

• Kan şekerini düşürür.

• Damar hastalıklarını engeller.

İdrar söktürücü özelliği ile safrayı rahatlatır.

• Vücuttaki zehirlerin atılmasını sağlar.

Hazmı kolaylaştırır.

• Yaraların daha hızlı iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmelerini hızlandırır.

•Alerjiyi engeller.

• Savunma sistemini dengeler.

• Hormon sistemini ve ruh hâlini güçlendirir.

Özel hallerde faydaları:

• Çörek otu, müzmin hastalıklarda şaşırtıcı derecede iyileşmeler sağlar. Çocuklarda özellikle sinir ve deri sorunlarına, astım ve alerji sorunlarına da çok iyi gelir.

• Çörek otu ürünleri (yağ ve ezilmiş bal karışımlı) hamilelik döneminde oluşan şikayetleri en aza indirir. Yan etkisi olmayıp, hamilelik dönemindeki bayanlar ve bebeklerini ana sütüyle beslemeyi tercih edenler için sütün kalitesini arttırarak bebek için daha faydalı olmasını sağlar.

• Egzamalı cilde sık sık çörek otu yağı tatbik edildiğinde deri hızlı iyileşir. Yine deri hastalıklarında mikrop öldürücü etkisi nedeniyle çok yararlıdır.

Bazı Hastalıklarda Çörek Otu:

• Hazımsızlık ve mide şişkinlikleri gibi sorunlarda çörek otunun etkisi eski zamanlardan beri bilinmektedir.

• Hemoroite problemine iyi gelir, çünkü damarları güçlendirerek kan dolaşımını arttırır.

• Romatizma, şeker hastalığı ve yüksek kolesterol gibi metabolik hastalıklar için çok etkilidir.

• İktidarsızlık ve kısırlık sorunlarında da yine etkili bir destekleyicidir. Çünkü çörek otu, cinsî hormonları düzenlemekte, bedenî ve ruhî olarak zindelik ve dinçlik vermektedir.

• Çörek otu yağı kadınlardaki regl dönemi sancılarına ve diş ağrılarına karşı yine başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Sağlıklı olmak için çörek otu kürü:

İçeriğinde bulunanlarla savunma sistemine, metabolizmaya ve hormonlara iyi gelen çörek otu, vücudu toksinlerden arındırır, kan dolaşımını güçlendirir ve bağırsakların düzenli çalışmasını destekler.

Cildi berraklaştırır. Düzgün bir cilde, parlak saç ve gözlere sebep olur. Sağlıklı ve hayat dolu bir görünüm oluşturur.

Çörek otu savunma (immün) sistemini güçlendirdiğinden, kanser, AIDS gibi çağın hastalıklarına karşı tavsiye edilmektedir. Yine tansiyon ve ateş düşürücü ve doğal antibiyotik tesirleriyle yaygın hastalıklara da çare olmaktadır.

Başta astım ve polen alerjisi olmak üzere alerjik hastalıklara, saç dökülmesi ve kepek gibi problemlere karşı da etkilidir.

Çörek Otu Nasıl Kullanılır ? Kurutulan tohumlar baharat şeklinde, suda kaynatılarak ya da yağı çıkarılarak tüketilir. Güzel kokulu bir baharat olarak kullanımı çok yaygındır.

Çörek otunun tohumlarından elde edilen çörek otu yağı saç dökülmesinde ve saçlı deride oluşan kepeğe karşı oldukça etkilidir. Sirke ile kaynatılıp gargara yapılıdığında diş ağrılarına iyi gelir. Suyu ile sivilcelere pansuman yapıldığında sivilceler üzerinde etkili olduğu görülmüştür.

Nane ve nanenin faydaları
Nane: Ballıbabagiller familyasından; nemli yerlerde yetişen, genellikle tüylü ve çok kokulu otsu bir bitki cinsidir. Başak biçiminde beyaz, pembe veya morumsu çiçekleri vardır. Güzel kokuludur.
Nanenin Faydaları: Hazmı kolaylaştırır. Gaz söktürür. Karaciğer yetersizliğini giderir. Safra akışını düzenler. Mide ağrılarını keser. Bağırsak spazmını giderir. Nefes almayı kolaylaştırır.
Astım, grip, bronşit ve öksürük için yararlıdır.Ateşi düşürür. Sinirleri kuvvetlendirir. Sükûnet verir. Heyecanları ve korkuyu yatıştırır. Kusmaları önler. Migren, uykusuzluk ve baş dönmelerinde faydalıdır.
El ayak titremesi, dil tutukluğu, felç ve uykusuzlukta kullanılır. Kalbi kuvvetlendirir. Sinirsel kalp çarpıntılarını keser. Erkeklerde ruhsal kaynaklı iktidarsızlığı giderir. Aybaşı kanamalarının muntazam ve ağrısız olmasını sağlar.
Sütle şişen memelerin şişini indirir. Soğuk algınlığında faydalıdır. Bağırsak solucanlarının düşürülmesinde yardımcı olur. İdrar söktürür. Mide ülseri ve gastrit olanlar fazla kullanmamalıdır. Şekercilik, likörcülük, lavantacılık ve eczacılıkta kullanılır.

Göz için Faydalı Vitaminler


“havuç ye göze iyi gelir” sözünü siz de işitmişsinizdir. Gerçekten de içeriğinde betakaroten bulunan yiyecekler göz sağlığını desteklemektedir.

Özellikle yaşlanma bölgesinde gözün ağ tabakası retinanın maküla olarak bilinen kısmında meydana gelen bozulmaları azaltmada betakaroten dışında E ve C vitaminlerinin de etkili olabileceği belirtilmektedir.



Çinko ve bakırın da göz için yararlı olabileceği saptanmış. Vitamin yapısında olmayan doğal maddelerden lütein ve zeosantinin de etkili birer göz desteği olabileceği biliniyor. En doğru yaklaşım bunların hepsinin bulunduğu karışımları kullanmak olmalıdır diye düşünüyorum.

Güvenilir bir firmanın –ilaç firmalarını tercih ediniz- ürettiği C vitamini (300-500mg), E vitamini (100 mg), çinko (10–20 mg), betakaroten (3–5 mg), lütein (40–50 mikrogram), zeosantin (400mikrogram) içeren bir destek yaşlanmaya bağlı maküla bozulması olarak bilinen sorunu geciktirmek için yararlı olabilecektir.

Sırası gelmişken hiçbir vitaminin gözdeki kırma kusurlarını azaltma bakımından faydası olmayacağını da hatırlatalım.